Yorgunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yorgunluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2010 Pazar

Yorgunluktan kurtulma yolları



Bugünlerde her zaman yaptığınız işler sizi her zamankinden daha fazla mı yoruyor? 'Hangi vitamini alsam da eski canlılığıma kavuşsam' diye mi düşünüyorsunuz?


Alacağınız küçük önlemlerle yorgunluk sorunundan kurtulmanızı sağlayacak yolları işin uzmanları gösteriyor. Banyonuzun ısısından günde içeceğiniz su miktarına, menünüzden seçeceğiniz spora kadar küçük ama etkili önlemler alarak yorgunluktan kurtulmanız mümkün

Uykudan önce süt içmeyin Sabahları yataktan yorgun argın kalkanlar dikkat: Hareket miktarınız arttıkça yorgunluğunuz azalacak. Prof. Dr. Ayşen Yücel'e göre hareketsiz yaşamlar yorgunluğu davet ediyor.

Anadolu Sağlık Merkezi'nden Prof. Dr. Ayşen Yücel, yorgunlukla ilgili sorduğumuz soruları yanıtladı.

EN ÇOK YORULAN ASLINDA EN AZ ÇALIŞANDIR

* Neden bazı dönemlerde daha çok yoruluruz?
Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vücutta vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları hatta sigaranın fazla içilmesine bağlı olarak da yorgunluk artabilir.

* Yorgunluk ve ağrı neden artık daha fazla görülüyor?
İnsanlar maalesef giderek daha az hareketli bir yaşamı benimsiyorlar. Kapısının önünden arabasına gidip işine giden, gün boyu işte bilgisayar karşısında çalışan, son derece aktivite yapan ve akşam yine evine arabayla gidip yemek yedikten sonra yatan insanlar haline geldik. Bu kadar hareketsizlik aslında insanın vücut yapısına aykırı bir durum. Çünkü hem kaslarımız hem de eklemlerimiz fizyolojik olarak belirli hareketleri gerçekleştirmek üzere düzenlenmiştir. Yani biz eklem ve kaslarımızın sağlıklı olmasını istiyorsak onları hareket ettirmek, çalıştırmak zorundayız. Hareketsiz yaşamın iki kötü sonucu var: Biri şişmanlık, diğeri ise, ağrı ve yorgunluk hissi. Ama maalesef günümüzde kişiler daha çok şişmanlığa konsantre olmuş durumdalar; diyet yapıyorlar, bitkisel ürünler kullanıyorlar ancak hareketsiz yaşamın diğer kötü sonucu olan yorgunluğu göz ardı ediyorlar.

TEMBELLİKTEN KURTULUN

* Hareketsizlik nasıl yorgunluk ve ağrıya yol açıyor?
Hareketsiz bir kişide giderek kas tembelliği oluşup, kasların doğal kasılı olma hali ortadan kalkıyor ve eklemler yıpranıyor. Bu durum zamanla kişinin kendisini yorgun hissetmesi gibi sonuçlara neden oluyor. Bununla birlikte eğer kişi farklı zamanlarda, beklenmedik bir şekilde ani hareket ederse ya da yorucu bir aktivitede bulunursa (örneğin, çok hareketsiz bir kişi arkadaşlarına söz verdiği için maç yaparsa ya da yine günlük yürüyüşü hiç adet edinmemiş bir kişi trekkinge giderse) bu insanlarda çok şiddetli kas ve eklem ağrıları görülüyor. Eğer kişi hareketsiz bir hayatı yaşam tarzı olarak benimserse genel ya da bölgesel olarak kas ağrıları ve yorgunluk hissi ortaya çıkar.

* Hangi ağrılar bunlar?
Genel olarak bazı kişiler daha çok boyun kasları, sırt kasları, üst kol kaslarıyla seyreden baş boyun bölgesi ağrıları ve o bölgede güçsüzlük, yorgunluk hissediyor. Diğer bir grup ise, daha çok sırt, bel, bacak kasları bölgesinde yorgunluk ve ağrı hissediyor. Biz bunlara genel olarak 'miyofasyal ağrılı hastalar' diyoruz. Çünkü miyofasyal ağrıda kasların bazı noktaları zaman içinde hassasiyet kazanıyorlar ve bu hassas nokta ya da tetik noktalar dediğimiz bölgeler çeşitli faktörlerle kasta ağrılı kasılmalar oluşturuyorlar. Örneğin soğuk veya sıcak havada ya da yorgunluk ve stresin birlikte olduğu durumlarda kas kasılmasına bağlı ağrılar yaşanır. Baş-boyun ağrısı olan hastalarla, ya da kas kasılmasına bağlı bel-bacak ağrısı olan hastalarda buna dikkat etmek gerekir.

SOĞUK AĞRI YAPAR

* Çok soğukta kalmak ağrıya mı yol açıyor?
Evet, çünkü çok soğukta kalınca kişilerde kas kasılması oluyor. Normalde soğukta kaslarımızı kasarız. Sıcak bir yere girdiğimizde insanın kasları gevşer. Ama bu zemini olan bir insanda kas kasılı kalır ve çok şiddetli ağrısı olur. O yüzden hastalar "Soğuğa çıktığım zaman çok şiddetli ağrılarım oluyor" derler. Bu hastalar, hareketsiz hayat tarzını devam ettikçe bu ağrılara bir de yorgunluk eklenir. Bir süre sonra, "Ben uzun süre bilgisayarda çalışıyorum sonra kollarım o kadar yoruluyor ve kendimi o kadar halsiz hissediyorum ki işime devam edemiyorum" demeye başlarlar. Ama bu grup hastayı, yani miyofasyal ağrı sendromları dediğimiz hastaları fibromiyaljiden ayırmak lazım.

Y Herfi ile Başlayan Hastalıklar

Yanıklar

Sıcak bir şeyin veya yakıcı bir maddenin etkisiyle vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen hücre ve doku bozulmasına yanık denir. Yanıklar ikiye ayrılır.

- Basit Yanıklar Bunlar, deride hafif bir kızarıklık meydana getiren yanıklardır. Bir süre sonra, içi su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. Bunları, kesinlikle patlatmamak gerekir. Yapılacak şey gerekli ilacı sürüp iyileşmesini baklemektir.

- Önemli Yanıklar Yanık alanı büyük ve derinliği de fazla ise, önemli bir yanık var demektir. Bu gibi durumlarda mutlaka hastaneye başvurmak gerekir.

Yaralar

Herhangi bir kaza sonucu deride meydana gelen yarılma, kesilme, ezilme veya parçalanmalara yara denir. Birçok çeşidi vardır. Ateşli silahlar, batıcı veya delici aletler, yakıcı maddeler veya hayvan ısırmaları sonucu meydana gelen yaraların, hiç vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gerekir.

Yaralar, temizlik şartlarına uyulmayıp da, mikrop kapacak olursa, yara yerinde şişme, kızarma, ateş ve ağrı görülür. Bu da, yaranın iltihaplandığına işarettir. Bu durumdaki yaralar, gereği gibi tedavi edilmeyecek olursa, yaradan dağılan mikroplar vücudun diğer tarflarına da yayılıp çok tehlikeli hastalıkara yol açabilir.

Yaralanmalarda yapılacak ilk iş; akan kanı durdurmaktır. Kanı durdurmak için, kanayan yerin üstüne gaz bezi veya temiz bir bez parçası konup, iyice bastırılır. Kan bir süre sonra durur. Kanama durduktan sonra bez kaldırılır, yaranın üzerine bir parça tentürdiyot sürülüp, yara temiz bir gaz bezi ile sarılır.

Kan fışkırarak akıyorsa, yaranın üzerine gaz bezi yea temiz bir bez parçası bağlandıktan sonra, kanayan yere bastırılır. Sonra ipin uçları, bir parça çubuğa bağlanıp, döndürüle döndürüle iyice sıkılaşması sağlanır. Ve hiç vakit kaybetmeden hastaneye götürülür.

Yılancık

Küçük yara veya sıyrıklardan giren mikropların neden olduğu ve tıp dilinde Erizipel denilen bir çeşit deri hastalığıdır. Halk arasında kızılyürük denir.

Mikrop kapıldıktan bir kaç saat veya birkaç gün sonra; hastada ateş ve titreme görülür. Bilhassa, yüz, burun kanatları veya baldırlarda; çevresi kabarık, yaygın kızarıklık ve ağrı görülür. Bu bölge, bir süre sonra şişer, deri gerilir.

Ayrıca iştahsızlık ve baş ağrısı da görülebilir.
Yılancık ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bunun için de iyi bir tedavi şarttır. Tedavinin ilk şartı, yatak istirahatidir.

Yılan sokması

Yılan zehiri çok çabuk ve şiddetli tesir gösteren zehirlerdendir. Ancak, bu zehirler ağızdan alındıkları zaman zehirlemezler. Zehirli yılanların çoğu büyük başlıdır. Bazılarının başları da üç köşelidir. Uzun kıvrık dilleri ve çatallı dişleri vardır.

Soktukları zaman; dişlerinin dibinde bulunan bezden salgıladıkları zehiri, dişin içindeki kanal vasıtasıyla, soktukları yere aktarırlar. Orada ağrı, şişme ve kızarma görülür. Bazı kimselerde de yılan zehirinin çeşidine göre, kusma, baygınlık, titreme, nefes darlığı, uyuklama veya kısmi felç görülür.

Yılan sokan kimseye zehir bütün vücuda yayılmadan önce aşağıdaki işlemi yapmak gerekir.

Sokulan yer kol veya bacakta ise; yaranın üst tarafına sıkı bir bağ yapılır. Sonra alkole bandırılmış veya ateşte kızartılmış bıçak, çakı veya jiletle yara kanatılır. Arkasından, ağzın etrafına ve dudaklara zeytinyağı sürülür.

Sokulan yer emilip, tükürülür. Aynı işlem 3-4 kere tekrarlanır. Sonra madeni bir şey ateşte kızdırılıp, sokulan yer dağlanır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden biri veya bir kaçı uygulanır. Zehirlenme belirtileri varsa vakit kaybetmeden hastaneye götürmek gerekir.

Yorgunluk

Uzun süre çalışmaktan sonra görülen durumdur. Organların sürekli olarak yorgunluğu sonucu bozulmasına da sürmenaj denir. Gereği gibi çalışmama, isteksizlik, halsizlik, baş veya sırt ağrıları, hazımsızlık, huzursuzluk ve huysuzluk, can sıkıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar.

En kolay tedavi, ılık duş alıp, istirahat etmektir. Sabah akşam, kol ve bacakları soğuk su ile yıkamak da çok faydalıdır.