cilt sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cilt sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2010 Pazar

Gunesten Korunmak Icin 40 Faktor Sart



Güney sahillerinde, güneşten korunmak için 40 - 50 faktör korumalı kremleri tercih etmek gerekiyor.

Hava sıcaklığın diğer bölgelere oranda daha fazla hissedildiği güney sahillerini tercih eden tatilcilerin, bronz bir tene sahip olma uğruna güneş ışınlarının yan etkilerinden zarar görmemek için 40-50 faktör korumalı krem kullanması ve bu ürünlerin de ortalama 2,5 saatlik bir etkisinin bulunduğu bilinciyle hareket etmesi gerektiği bildirildi.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğadaki tek ultraviyole kaynağı olan güneşin faydalarının yanı sıra zararlarının da olduğunun unutulmaması gerektiğini söyledi.

Memişoğlu, vücudun D vitamini gereksiniminin büyük ölçüde güneş sayesinde sağlandığını belirterek, ''ancak uzun süre ve korunmasız bir şekilde güneş altında kalınması cilt kanserinden güneş yanıklarına, lekelerden erken yaşlanmaya kadar pek çok soruna yol açabilmektedir'' diye konuştu.

Küresel ısınmaya bağlı olarak hava sıcaklıklarında yaşanan artışa dikkati çeken Memişoğlu, artık vatandaşların bilinçlendiğini ve güneşin etkisini azaltmaya yönelik önlemlere yöneldiklerini ifade etti.

Memişoğlu, güneşlenirken mutlaka krem kullanılması gerektiği uyarısında bulunarak, şunları söyledi:

''Hava sıcaklığının diğer bölgelere oranla daha fazla hissedildiği güney sahillerini tercih eden tatilciler, güneş ışınlarının yan etkilerinden zarar görmemeleri için 40-50 koruma faktörlü güneş kremi kullanmalılar. Hava sıcaklığının daha az olduğu diğer bölgelerde ise faktör oranı biraz düşürülebilir. Krem kullanmama durumda ise güneş yanıkları ve alerjiler ortaya çıkar. Uzun dönemde ortaya çıkan en kötü sonuç cilt kanserleridir. Bronz bir tene sahip olmak için uzun süre güneşlenmek, ciltte erken yaşlanma ve ilerleyen dönemlerde kansere yakalanma riskini tetikliyor. Güneşin zararlı etkisi, özellikle çocuklarda ve açık tenli insanlarda çok daha yüksek düzeyde görülüyor.''

KREMLE KORUMADA ZAMAN UYARISI

Memişoğlu, bazı vatandaşların denizden çıktıktan sonra güneş kremi kullanarak uzun süre güneşlendiklerinin gözlemlendiğini, bunun son derece yanlış olduğunu söyledi.

Normal güneş kremlerinin koruma süresinin en fazla 2,5 saat olduğunu vurgulayan Memişoğlu, ''içerisinde liposom katkı maddesi içermeyen normal güneş kremleriyle en fazla 2,5 saat güneşlenilebilir. Daha sonra krem etkisini kaybeder ve koruma özelliğini yitirir. Herhangi bir durumla karşılaşmamak için koruyucu kreme güvenerek 2,5 saatten fazla güneşte kalınmamalılar. Liposom içeren güneş kremlerinde bu süre biraz daha fazladır'' dedi.

Cildinize önem verin



Süleyman Demirel Üniversitesi Dermatoloji Ana Bilim Dalından Prof. Dr.Vahide Baysal Akkaya, deri hastalıklarında hava kirliliğinin etkin rol oynadığını bu nedenle havanın çok kirli olduğu saatlerde zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Vahide Baysal Akkaya, Isparta’nın hava kirliliği yüksek iller arasında yer aldığına dikkati çekerek, “kış aylarında hava kirliliği ciddi boyutlara ulaşmaktadır. Maalesef Isparta’da da son yıllarda ciddi boyutlarda hava kirliliği oluşmaktadır. Havanın çok kirli olduğu saatlerde zorunlu değilse dışarı çıkmamak deri sağlığı ve genel sağlığımız için yararlıdır” dedi.

Kirli havanın içinde zehirli maddeler bulunduğuna işaret eden Akkaya, cildin de bu havayla direkt temas halinde olduğunu kaydetti. Zehirli maddelerin, ciltle temas ettiğinde canlı hücrelere zarar verdiğini, gözeneklerin zararlı maddelerle dolmasına ve liflerin gerilmesine neden olduğunu anlatan Akkaya, şöyle konuştu:
“Böylece ciltte kırışıklıklar oluşur. Kir, makyaj artıklarıyla birleşir ve serbest radikalar yani zararlı moleküller üretir. Bu da cildin boğulmasına neden olur. Gözenekler kapanır, cildin nefes alması engellenir. Sağlıklı cildin kirli ortamlarda yoğun olarak yıprandığını ve tahriş olduğunu görmekteyiz. Kirli havadan zarar gören ciltlerde, cilt sertleşir, nemini yitirir, kuruluklar meydana gelir, solgunlaşma, zamansız yaşlanma, kaşıntı, tahriş, iltihaplanma, alerjik reaksiyonlar ortaya çıkarır. Tabii tüm bu etmenler çeşitli deri hastalıklarını doğurur.”

KORUNMA ÖNLEMLERİ
Vatandaşlara, havanın kirli olduğu dönemde mümkün olduğunca dışarı çıkmamaya özen göstermeleri uyarısında bulunan Akkaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hava kirliliğinin dışında kış aylarında deri temizliğine özen göstermek gereklidir. Özellikle akşamları derimizi ılık su ve deri pH’ına uygun asidik (pH, 5.5) veya nötr (pH 7) temizleyiciler kullanarak yıkamak önemlidir. Yüzün ve ellerin çok sık alkali sabunlar (normal banyo ve lavabo sabunları) kullanarak yıkanması kuruluğu artırabilir. Yüz ve eller yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalı ve nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Kışın sıvı alımı genellikle azalmaktadır. Derinin nemlendirilmesi için sadece dışardan nemlendiricilerin kullanılması yeterli değildir, bol sıvı alınması da gereklidir. Kış aylarında ihmal edilen bir durum da güneşten koruyucu kullanımıdır. Kış aylarında özellikle karlı havalarda mutlaka güneşten koruyucuların kullanılması gereklidir. Kardan yansıyan güneş ışınları güneş yanıklarına neden olabilir. Güneşten koruyucular dışarıya çıkmadan 20-30 dakika önce güneş görecek tüm bölgelere ince bir tabaka halinde sürülmeli, 3-4 saat aralarla tekrarlanmalıdır.

Kış aylarında özellikle kalorifer ile ısınan evlerde havanın kuruduğunu belirten Prof. Dr. Akkaya, “Evlerde radyatör üzerine ıslak havlu veya su koyarak havanın nemlendirilmesi derinin kurumasını önleyebilir. Bu önlemler sağlıklı deriye sahip olan kişilerin dikkat etmesi gereken durumlardır. Soğuk ile tetiklenen deri hastalığı olan kişilerin hekimleri ile görüşerek dikkat etmeleri gereken durumları ayrıca öğrenmeleri gerekir” dedi.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Leke açıcı kremler tehlike saçıyor!



Londra'da bulunan Hammersmith Hastanesinden Tricia Tan ve Tony Golgstone, 3 yılda yaklaşık 13 kilo alan, 18 ay boyunca hamile kalamayan, kol, sırt, karın ve bacaklarında yırtıklar oluşan, sürekli mantar hastalığından şikayet eden ve kas güçsüzlüğü olan 28 yaşında aşırı kilolu bir kadını tedavi ederken, kadının bu şikayetlerine kara borsadan satın aldığı leke açıcı kremlerin neden olduğunu gördü.

Doktorlar önce kadına böbrek üstü bezlerinden salgılanan glukokortikoid hormonlarının kanda aşırı miktarda bulunmasıyla ortaya çıkan Cushing sendromu tanısı koydu, ancak yapılan kan testleri tanıyı yalanladı.

Daha sonra kadının izinsiz olarak leke açıcı krem satan bir mağazadan bu kremlerden aldığı ve 7 yıl boyunca haftada 2 tüp kullandığı anlaşıldı.

Doktorlar, kaşıntı tedavisinde kullanılan ve fazla kortizon içeren bu kremin doktor tavsiyesi olmadan 2 haftadan fazla kullanılmaması gerektiğini belirtiyor.

Tan ve Golgstone'un raporları, The Lancet dergisinde yer alıyor.