domuz gribinden korunma yolları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
domuz gribinden korunma yolları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Domuz Gribinde Alınacak Önlemler Nelerdir ?

Sağlık Bakanlığı, valiliklere gönderdiği genelgeyle, domuz gribi konusunda vatandaşların merak ettiği sorulara açıklık getirdi.
İşte o vatandaşların merak ettiği sorulara yanıtlar;


DOMUZ GRİBİ BELİRTİLERİ:
-Yüksek ateş,
-Baş ağrısı,
-Boğaz ağrısı,
-Öksürük,
-Genel vücut ağrısı,
-Halsizlik, bitkinlik, üşüme şeklinde…
Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishalin, ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölümün görülebildiğine vurgu yapıldı.
VİRÜS NASIL BULAŞIYOR?
İnsanlar bu gribi hastalığa yakalanan domuzlardan aldı… Şu andaki salgın ise insandan insana bulaşma şeklinde görülüyor.
*İnsandan insana bulaşmasında, yakın temas, hastalığı taşıyanlarla aynı ortamı paylaşmak önemli rol oynuyor.
DOMUZ ETİ GÜVENLİ Mİ?
Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına ilişkin bulgunun olmadığı ve virüsün, 70 derece ısıtılınca öldüğü bildirildi.

VİRÜSTEN KORUNMA YOLLARI
Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması, zorunlu haller dışında salgının yaşandığı bölgelere olan seyahatlerin ertelenmesi gerektiği bildirildi.
EN ETKİLİ ÖNLEM: EL YIKAMA
En etkili önlem sık sık ”ellerin yıkanması…” Bunun dışında ,  öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnun tek kullanımlık mendil ile kapatılması ve mendilin atılması, elin sabunlanması önemli.
Hasta kişilerle temastan mümkün olduğunca kaçınılması gerekiyor. Bol sıvı tüketmek ve iyi beslenmekte hastalığa yakalanmama açısından önemli.

14 Mayıs 2010 Cuma

Kurbanlık Pazarında Tokalaşmayın !

Kurban Bayramı'na sayılı günler kala hayvan pazarlarında hareketliliğin arttığı bu dönemde, kurbanlık pazarlıklarının domuz gribi riskine karşı tokalaşmadan yapılması gerektiği konusunda uyarılıyor.
Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Sinan Sağlam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı'na birkaç gün kaldığını ve hayvan pazarlarındaki hareketliliğin bu dönemde en üst seviyeye çıktığını söyledi.



Pazarlarda temizliğin istenilen düzeyde sağlanamadığını ifade eden Sağlam, bu nedenle domuz gribi hastalığının yayılma riskinin oldukça yüksek olduğunu anlattı.



Satıcıların ve vatandaşların bu salgın hastalığa karşı dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Sağlam, şöyle konuştu:



''Domuz gribi hızla yayılıyor. Bu hastalığa yol açan virüsün temizlenmeyen yerlerde yayılması daha hızlı oluyor. Hayvan pazarları bu açıdan potansiyel risk durumunda. Satıcı ve alıcıların dikkat etmesi gereken en önemli konu tokalaşmamalarıdır. Bizim kültürümüzde, kurbanlık alırken sadece alıcı ve satıcı değil çevresindeki birkaç kişi daha el ele veriyor ve pazarlık yapılıyor. Bu durumda bir kişinin elindeki virüs aynı anda birkaç kişiye geçebiliyor. Hemen el yıkanamayacağı için virüs hızla yayılabiliyor. Bu yüzden pazarlıkların tokalaşmadan, el ele vermeden yapılmasını öneriyoruz. Sağlık Bakanlığı bile tokalaşma ve sarılmanın kış aylarında yapılmamasını istedi.''



-''PAZAR GİRİŞ VE ÇIKIŞLARINA TEMİZLİK MALZEMELERİ KONULMALI''-



Sağlam, pazarlarda para alışverişinin de fazla olacağını belirterek, ''Paraların elden ele geçmesi de riskli. Paralar da virüs taşıdığı için alışverişten sonra eller mutlaka yıkanmalı'' dedi.



Satıcıların da kendi alanları içinde sürekli ellerini yıkayabilecekleri bir düzenek kurmalarının önem taşıdığını anlatan Sağlam, şunları kaydetti:



''Aslında en kritik halka satıcılar. Birçok kişiyle tokalaşıyorlar, para alıp veriyorlar. Bu yüzden ellerini düzenli olarak yıkamaları gerekiyor. Ayrıca yerel idarelerin pazarlarda tedbir almaları büyük önem taşıyor. Giriş ve çıkışlarda, herkesin ulaşabileceği noktalarda temizlik malzemelerinin vatandaşların kullanımına sunulması gerekiyor.''


Kaynak:
AA

Çocuğumuzu Domuz Gribinden Nasıl Koruruz

Uzmanların "mevsimsel griple benzerlik gösteren bir hastalık" olarak yorumladığı ve ülkemizde her geçen gün yayılan H1N1 virüsü (Domuz gribi) özellikle çocukları tehdit ediyor. Peki çocuklarımızı bu hastalıktan nasıl koruruz?

Ceyda ERENEOĞLU'nun haberi




Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “domuz gribinin, mevsimsel griple benzerlik gösteren bir hastalık” olduğunu söyledi.



Prof. Pehlivanoğlu, “Mevsimsel grip, ülkemizin de yer aldığı kuzey yarımkürede bu yıl da hızlı yayılma eğilimi

göstermeye başladı. Bu nedenle enfeksiyonla mücadele ederek direnç kazanamamış küçük çocuklar arasında ve okullarda grip salgınları görülecektir” dedi.



Griple domuz gribinin belirtilerini öğrenin



Prof. Pehlivanoğlu’na göre H1N1 virüsünün neden olduğuhastalığın ana belirtilerini “ateş, boğaz ağrısı, baş ve eklem ağrıları” oluşturuyor. Öksürük, burun akıntısı ve tıkanıklık her tür gripte görüldüğü için domuz gribinde ateş günlerce yüksek devam ediyor. Bu nedenle belirtilere ek olarak 3 günden daha uzun süren ateşli gripte H1N1’den şüphelenilmesi gerekiyor.



Kimler risk altında?

Anne karnındaki bebekler

2 yaşından küçükler

Astım hastaları

Kötü beslenenler

Beyin hastalığı olanlar

Kronik hastalığı bulunanlar

Diyabet, Obezite

Böbrek, karaciğer ve kalp hastalığı olanlar.



Risk grubunda olmayan çocuklar, ilaç almasın



Risk grubunda olmayan çocukların özel ilaç tedavisine ihtiyaç duymadıklarını belirten Prof. Dr. Pehlivanoğlu, virüsün bölünerek çoğalmasını önleyen antiviral ilaçların, çocuklarda çok sayıda yan etkiye yol açabileceğini söylüyor. “Grip tedavisinde doktor kontrolünde verilen iki tür ilacın etkili olduğunu belirten

Pehlivanoğlu’na göre, ağır hastalık geçiren çocuklar ve risk grubunda bulunanlarda

antiviral ilaçlara başlanması gerekiyor.



Annenin öpücüğü mikropları öldürür



Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “Anne sütünde bulunan birçok madde ve hücreler, grip virüsünün en etkili ilaçlarıdır” diyor. Bazı durumlarda ise yeni ortaya çıkan virüse karşı tam korunmada anne sütü bile yeterli olmayabiliyor. Burada devreye giren bir gerçek, mucize gibi bir sonuca işaret ediyor. Daha önce enfeksiyon geçirmiş ya da belirtisiz olarak geçirmekte olan anneler, bebeklerini korumak için onlara özel ilaçları kendi vücutları içinde üretiyor. Prof. Dr. Pehlivanoğlu’na göre bu, doğanın annelere ilaç sanayiinden çok daha önce verdiği bir olanak. Çocuğunu öperek onun bedenindeki mikrop ve çevresindeki maddeleri yutan anne, bağırsağında bunları emerek, lenf bezleri sayesinde mikropları ve grip virüsünü öldürmek için gerekli antikorları üretmiş oluyor. Bu sihirli sistemin işleyişi doğa dışında taklit edilemiyor.


Kaynak:
GAZETE HABERTÜRK
Haber7.Com