kalp krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp krizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2010 Pazar

Depresyon kalp krizine yol açıyor



Depresyon kalp krizine, atlatılan kalp krizi sonrası devam eden depresyon ise erken ölüme yol açıyor.

ABD’de yapılan araştırmaya göre, kalp krizinden kurtulmayı başaran yetişkinlerde depresyonun devam etmesi ölüm riskini artırıyor ve ömrü kısaltıyor.

Uzmanlar, araştırmada incelenen kişilerin yüzde 76’sının geçirdiği kalp krizinin altında ağır depresyonun yattığını belirtiyor.

Şekerleme Kalp Krizi Riskini Azaltıyor



Gün içerisinde hele de öğle yemeğinden sonra şöyle bir kestirmek meğer sadece yorgunluğa iyi gelmiyormuş..

Gün içinde düzenli olarak kestiren kişilerin kalp krizinden ölme risklerinin, kestirmeyenlere göre daha az olduğu ortaya çıktı.

Araştırmacıların, 6 yıl boyunca yaptıkları çalışmada, gün ortasında düzenli olarak kestirenlerin kalp krizinden ölme risklerinin, kestirmeyenlere göre 3 kat daha az olduğu görüldü.

Araştırmacılar, kestirmeyle kalp krizinden ölme riskinin azalması arasındaki ilişkinin, iş sahibi kişilerde daha da belirginleştiğini, buradan kestirmenin bu kişilerin, kalpleri için olumsuz etkiye sahip işle bağlantılı stresi azalttıkları sonucuna vardıklarını söylediler.

Kalp krizi aniden gelmiyor



Kardiyolog Prof. Dr. Sadi Güleç, kalp krizinin aniden gelmediğini, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncı nedenlerle yıllar süren bir yaşam tarzının sonucu olduğunu belirtiyor.

Göbeğiniz büyüdüğü zaman kalp hastalığı riskiniz de büyüyor” diyen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Güleç, “bir gün kalp krizi geçiriyorsunuz ve dönüp baktığınızda, ‘aniden oldu’ demeye hakkınız yok. Aslında yıllar süren bir yaşam tarzının sonucunda bu gerçekleşiyor” dedi.

Antalya’da düzenlenen 5. Metabolik Sendrom Sempozyumu’na katılan Prof. Dr. Sadi Güleç, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaşam tarzı bozukluğu hastalığı olarak adlandırılan metabolik sendromun etkisiyle yaşanabilecek kalp krizlerine dikkati çekti. Kalp krizinin halk arasında “aniden oldu” diye anlatıldığını belirten Güleç, kalp krizinin sanıldığı gibi “aniden” gelmediğini vurguladı.

Prof. Dr. Güleç, kalp krizi ile göbek bölgesindeki yağlanma arasındaki bağlantıya işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bugüne kadar göbeği hep estetik bir sorun olarak gördük. Göbek için ‘insanın nefesini tıkayan, görüntüsünü çirkinleştiren şey’ dedik. Ama göbekte bulunan yağ dokusunun farklı özellikleri olduğu anlaşıldı. Göbek orada sessiz sessiz durup, sadece estetik kaygı yaratmıyor, orada salgılanan bazı maddeler hem pankreasta bozukluk yapıp şeker hastalığının gelişmesine neden oluyor hem de koroner kalp hastalığının ve kalp krizinin ortaya çıkmasına aracılık ediyor. Göbeğiniz büyüdüğü zaman bir yandan da bilmelisiniz ki kalp hastalığı riskiniz de büyüyor. Bir gün kalp krizi geçiriyorsunuz ve dönüp baktığınızda, ‘aniden oldu’ demeye hakkınız yok. Aslında yıllar süren bir yaşam tarzının sonucunda bu gerçekleşiyor.”

Sadi Güleç, kalp hastalığının “çok nankör” olduğunu da belirterek, “Kalp damarınızın içinde bulunan yağ tabakasına eklenen bir pıhtı, 5 ile 10 dakika arasında kalp krizi geçirmenize neden oluyor. Önce maraton koşacak kadar iyi olmanız da hiçbir şey ifade etmiyor” dedi.

Prof. Dr. Güleç, sigara kullanımı, yüksek kolesterol ve yüksek kan basıncının, metabolik sendromun nedenleri arasında olduğuna dikkati çekti. Bazı vatandaşların, kalp krizi geçiren yakınları için “bugüne kadar aspirin bile almamıştı” diyerek şaşırdıklarını anlatan Güleç, “Bunun sebebi hiçbir şekilde açıklanamaz. ‘Birden bire oldu, nasıl oldu’ diyecek birşey değil, zemininde yıllar süren metabolik sendrom var” şeklinde konuştu.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Kalp Krizi Riski Artıyor

Kalp krizinin ilk belirtileri nelerdir? Bu soruya dair verilecek basit bir öneri yaşamınızı kurtarabilir. Yapılması gereken kalp krizi geçiren kişinin küçük önerilere dikkat etmesidir.

Prof. Dr. Sertaç Çiçek, sizin veya sevdiklerinizden birinin kalp krizi geçirmesi halinde hazırlıklı olmanıza yardımcı olacak pratik önerilerde bulunuyor. Kalp krizi birçok insanda kademeli şekilde başlar. Kriz başlangıçta biraz ağrı veya rahatsızlık hissettirir. Gerçekte, kalp krizi belirtisi olup olmadığını dahi fark edemeyeceğiniz kadar hafif ve algılanması güç düzeyde olabilir. Prof. Dr. Çiçek bu nedenle kalp krizini işaret edebilen belirtilere dikkat çekiyor:

•Birkaç dakikadan daha uzun süren veya başlayıp sona eren ardından yeniden başlayan ve özellikle göğüs kafesinin ortasında oluşan bir rahatsızlık. Bu huzur-suzluk rahatsız edici bir baskı, ağırlık veya sıkışma şeklinde hissedilebilir.
•Tek veya her iki kolda, sırtta, midede ağrı ya da rahatsızlık. Muhtemelen çene ağrısı.
•Nefes darlığı.
•Diğer muhtemel kalp krizi belirtileri içerisinde soğuk terleme, bulantı ve baş dönmesi yer alır.
LİSTE OLUŞTURUN
Kalp krizi yaşanması halinde, olaya biraz hazırlıklı olmak kalp krizi geçiren kişinin yaşamının kurtarılmasına yardımcı olabilir.
Prof. Dr. Çiçek'in böyle bir duruma karşı önlem olarak hazırlanmasını önerdiği telefon listesi şöyle:
•Aile hekiminiz



•En yakın hastane,



•Ambulans hizmetleri



Liste evinizde telefona yakın bir yerde bulundurulmalıdır.



Belirtileri meydana gelmeden önce yapılabilecekler ve yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ise kalp krizine karşı alınabilecek önlemlerin en önemli adımıdır. Kalp krizini önlemek için yaşam tarzında yapılacak değişiklikler;



•Sigara içmeyin.



•Yağ, kolesterol ve tuz içeriği düşük yemekler yiyin.



•Kan basıncı ve kolesterol takibi için doktorunuzu düzenli aralıklarla ziyaret edin.



•Orta şiddette ve düzenli aerobik egzersizi yapın. Durağan yaşam tarzı süren, 50 yaşının üzerindeki insanlar egzersiz programına başlamadan önce doktor kontrolünden geçmelilerdir.



•Aşırı kilolu iseniz kilo verin.



•Doktorunuz düzenli şekilde düşük doz aspirin almanızı önerebilir. Aspirin kanın pıhtılaşma eğilimini azaltarak kalp krizi riskini de azaltır.



Sigorta bilgileriniz hazır mı?



Kalp krizi hiç beklenmedik bir anda gelse de, hastaneye giderken yanınızda götüreceklerinizi bilmek işinizi de kolaylaştıracak. İşte hastaneye giderken götüreceklerinizin listesi:



•Kullandığınız tüm ilaçlar ve dozları



•Bilinen tüm allerjileriniz



•Sigorta bilgileri



•Acil durumda irtibata geçilecek aile fertleri



•Acil personelinin faydalı bulacağı diğer her tür bilgi (geçirmiş veya geçirmekte olduğunuz diğer hastalıklar gibi).

Kaynak:
Yeni Şafak

Kalp Krizi Riski Nasıl Azaltılır ?

Her kadın kalp hastalığı tehdidiyle yüzleşiyor. Fakat, belirtilerini bilerek, kalp dostu bir beslenme uygulayarak ve egzersiz yaparak, kendinizi bu hastalıktan koruyabilirsiniz.
Mayo Clinic'te yer alan habere göre, kalp hastalığı sıklıkla erkeklerin bir hastalığı gibi görünse de, her yıl erkeklerden daha fazla sayıda kadın kalp hastalığından hayatını kaybediyor. Kadınların erkeklere oranla kalp hastalığına 6 kat daha yatkın oldukları belirtiliyor. Kalp hastalığı daha çok 65 yaş ve üstündeki kadınları öldürüyor.



Kadınların bu hastalıkla savaşmalarındaki avantajı ise, kadınlarda kalp hastalığı belirtilerinin, erkeklerden daha farklı olması. Bu nedenler, kadınlar kalp hastalığının benzersiz belirtilerini anlamak için uğraşabilir ve kalp hastalığı riskini azaltabilirler.



Kadınlarda kalp krizi belirtileri nelerdir?



Erkeklerde kalp krizinin en yaygın belirtisi göğüste, bir çeşit ağrı, baskı ya da rahatsızlık hissidir. Fakat, bu kadınlarda en ciddi ya da göze çarpan belirti değildir. Kadınlarda, omuz, boyun, yukarı sırt bölümü ile karında rahatsızlık oluşuyor. Bunun yanında nefes darlığı, bulantı ya da kusma, terleme, baş dönmesi ile olağandışı yorgunluk görülüyor.



Bu işaretler ve belirtiler, göğüs ağrısından daha sinsidir. Eğer bu belirtiler sizde de görülüyorsa ya da kalp krizi geçirdiğinizi düşünüyorsanız, hemen acil servisi arayın. Tek başınıza gitmeye çalışmayın.



Kadınlar için risk faktörleri nedir?



Kadınları ve erkekleri etkileyen koroner damar hastalığı için geleneksel risk faktörleri yüksek kolesterol ve kan basıncı ile obezite olmasına rağmen, diğer faktörler kadınlarda kalp hastalığı gelişiminde biraz daha büyük rol oynuyor. Örneğin,



- Metabolik sendrom (karın çevresinin erkeklerde 94 veya 102 cm'den fazla, kadınlarda ise 80 veya 88 cm'den fazla olması, trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol düşüklüğü, kan şekeri yüksekliği ile kan basıncı yüksekliğinin bir arada görülmesine metabolik sendrom denir) kadınlarda erkeklerden daha büyük etki yapıyor.



- Ruhsal stres ve depresyon kadınların kalbini erkeklerden daha fazla etkiliyor.



- Menopozdan sonra düşük seviyedeki östrojen, ince kan damarlarında kardiyovasküler hastalık gelişimi için önemli bir risk faktörü oluşturuyor.



- Sigara içmek, kadınlarda kalp hastalığı için daha büyük bir risk faktörüdür.



Sadece daha yaşlı kadınlar mı kalp hastalığı için endişelenmeli?



Hayır. Kalp hastalığı genelde 65 yaş ve üstü kadınlar için ölüme yol açarken, 25 ile 44 yaş arasındaki kadınlarda ölümlerin üçüncü nedeni ve 45-64 yaş arasındaki kadınlar için ise ikinci ölüm nedenidir. 65 yaşın altında olan, fakat ailesinde kalp hastalığı olanlar kalp hastalığı risk faktörlerine daha fazla dikkat etmeliler. Her yaştaki kadınlar kalp hastalığına yakalanabilir.



Depresyon kadınlarda kalp hastalığı için tek risk faktörü mü?



Depresyon kadınlarda erkeklere oranla 2 kat daha fazla görülüyor ve bu da kalp hastalığı riskini depresyona girmeyen kadınlarla karşılaştırdığınızda 2 ya da 3 kat artırıyor. Depresyon, sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmanızı, önerilen tedaviyi takip etmenizi zorlaştırabilir. Bu nedenle, günlük işlere ilgisizlik, umutsuzluk ya da kilonuzdaki açıklanamayan değişiklikler gibi depresyon belirtileri varsa doktora gitmelisiniz.


Kadınlar kalp hastalığı riskini azaltmak için ne yapabilirler?

Yaşam tarzınızdaki birkaç değişiklikle kalp hastalığı riskinizi azaltabilirsiniz. İşte onlardan bazıları:

- Haftanın birçok gününde yarım saat ya da 1 saat egzersiz yapın,


- Sağlıklı bir kiloda kalmaya çalışın,


- Sigarayı bırakın, içmiyorsanız başlamayın,

Zaman
Kaynak:
Haber7.Com

14 Mayıs 2010 Cuma

Kızgınlığını İçine Attı Kalp Krizi Geçirdi

İş yerinde haksız muameleye maruz kaldığını düşünen, ancak kızgınlığını içine atan erkeklerin kalp krizinden hayatını kaybetme ihtimalinin yüksek olduğu ortaya çıktı.
İsveç'in Stockholm Üniversitesi Stres Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, kızgınlığını içine atan erkeklerin kalp krizi geçirme olasılığının, kızgınlığını karşı tarafa yansıtanlara göre beş kat fazla olduğunu ortaya koydu.



1991-2003 yılları arasında kalp krizi geçirmemiş 2 bin 755 çalışan erkek üzerinde yapılan araştırmanın sonucunda, deneklerin 47'sinin daha sonra kalp krizi geçirdiği ya da kalp rahatsızlığından hayatını kaybettiği, bunların büyük bölümünün iş yerindeki sıkıntılarını içine atan kişiler olduğu belirlendi.



Araştırmacılar, uğranılan haksızlık karşısında susmama, doğrudan tepki verme, haksızlık yapan kişiyle hemen konuşma ya da bağırmanın ve hatta bu kişiyle ortalık sakinleştikten sonra konuşmanın bile kalp sağlığı açısından daha iyi sonuç verdiğinin gözlemlendiğini belirttiler.



Çalışma, Salgın Hastalıklar ve Halk Sağlığı dergisinde yayımlandı.


Kaynak
AA